İngiltere’nin Devon bölgesinde yer alan ve terkedilmiş en korkunç yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilen Hallsands balıkçı köyü, 1917 yılında yaşanan felaket sonucunda tamamen denizin dibine gömüldü. Bu trajik olay, sadece doğal afetlerin değil, insan faaliyetlerinin de ekosistem üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. Eğitim uzmanı Hakan Kaplan’ın 12 Nisan 2026 tarihli açıklamalarına göre, Hallsands’ın suya gömülmesi, 19. yüzyılın sonlarına dayanan bilinçsiz kum ve çakıl madenciliği faaliyetlerinin bir sonucuydu.
1890’lı yıllarda, İngiliz yetkililer, köyün 48 kilometre uzağındaki Kiemi deniz tersanesinin genişletilmesine karar verdi. Bu proje çerçevesinde, hükümet Hallsands ve Beesands arasındaki kıyıdan çakıl taşları çıkarılması için yerel halkın görüşünü almadan izin verdi. Köy sakinlerinin tepkileri üzerine bakanlık bir soruşturma başlattı ve şirketin köylülere yıllık 125 sterlin ödeme yapması kararlaştırıldı. Ancak bu, Hallsands’ın kaderini değiştirmedi.
Kıyı koruma önlemlerinin kaybedilmesiyle, köy deniz seviyesinin yükselmesine karşı savunmasız hale geldi. 1899 yılında başlayan fırtınalar, köyü koruma amaçlı inşa edilen deniz duvarlarını aşındırdı. Nihayetinde, 26 Ocak 1917 tarihinde, şiddetli rüzgarlar ve ekstrem gelgit seviyeleri nedeniyle Hallsands sadece iki gecede denize gömüldü.
Yıkılmadan önce köy, 29 eve ve 128 kişilik bir nüfusa ev sahipliği yapıyordu. Şu an geriye, yalnızca birkaç evin taş duvar kalıntıları kaldı. Uzmanlar, bu felaketin anlık bir doğa olayı olmadığını, yıllar süren çakıl çıkarımının plaj derinliğini azalttığını ve kıyı şeridini dalgalara karşı savunmasız bıraktığını belirtiyor. Artık bir zamanlar canlı bir balıkçı topluluğu olan Hallsands, sular altında kalan bu kalıntıları görmek isteyen turistlerin ilgisini çekiyor.