Tuncer Bakırhan: “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bu Durumun Sorumluluğunu Almalı”

Eğitim Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında ülke gündemini değerlendirdi. Sel felaketi nedeniyle Siirt’teki mağdurlara geçmiş olsun dileklerini iletirken, “Kurtuluş ilçemizde birçok ev ve işyeri sular altında kaldı. Can kaybı olmaması sevindirici, ancak ciddi maddi zararlar söz konusu. Birçok aile, geçim kaynakları olan hayvanlarını kaybetti. Belediyemiz de bu durumdan etkilendi. Siirt halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Kurtuluş’ta yaşayan vatandaşlarımız için mücadele eden belediyemize destek vermek amacıyla, burada bürokrasi ve Afet İşleri Müdürlüğü’ne de sesleniyorum. Halkın uğradığı zararların bir an önce tespit edilmesi ve giderilmesi gerekiyor.” dedi.

Bakırhan, haklarını alamayan Doruk Madencilik işçilerinin Eskişehir’den Ankara’ya başlattığı yürüyüşe de dikkat çekti. “Doruk Madencilik’te çalışan işçiler, aylardır haklarını almak için mücadele veriyorlar. Ankara’ya kadar yürüyerek geldiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Ancak 110 işçinin gözaltına alınması kabul edilemez. Onlara, ‘Niye buradasınız?’ diye sormak yerine, ‘Ne derdiniz var?’ diye sorgulanmaları gerekmekte. Doruk Madencilik, işçilerin haklarını verirse, kaybı da azalır. Bu işçilerin derhal serbest bırakılması ve haklarının teslim edilmesi gerekiyor. Biz bu işçilerle dayanışma içindeyiz.” ifadelerini kullandı.

Bakırhan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarına dair ise, “Burada yalnızca bir siyasetçi olarak değil, sabahları çocuklarını okula uğurlayan ve akşam dönüşlerini bekleyen milyonlarca anne ve babadan biri olarak konuşmak istiyorum. Beklemenin ne demek olduğunu hepimiz biliyoruz. Maraş ve Siverek’te bazı aileler çocuklarını bekledi, ama maalesef dönmediler. Ülke olarak derin bir üzüntü içindeyiz. Hayatını kaybeden çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin ailelerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu saldırılar, hepimizi derinden sarstı ve birçok hayatı kaybetti. Bu vahim tablo üzerine detaylı bir şekilde düşünmek zorundayız. Eğer bu acıyı doğru analiz edemezsek, sadece teselli ile yetiniriz, bu da yeni felaketlere yol açar. Yas, bir suskunluk değil, gerçeğe yüzleşme ve yeni olayları önleme sorumluluğudur. Bu katliamlar münferit değil, yıllardır biriken öfke ve çaresizliğin bir sonucudur. Sistem, dokunduğu her şeyi çürütmekte ve insanları yalnızlaştırmaktadır.” şeklinde konuştu.

Author: Ahmet Arslan